Türkiye’de yılda ortalama 15 litre yağ tüketen bir kişi, 3 litre kadar atık yağ üretiyor. Bir yıl içerisinde üretilen bu 3 litrelik atık yağ çok gözükmese de, çevreye verdiği zarar oldukça büyük. Bu yüzden bitkisel atık yağlarımızı çöpe atmak, lavaboya ya da toprağa dökmekten ziyade geri dönüştürmeliyiz. Atık yağlarımızı geri dönüştürmek için bir sürü nedenimiz var. Bugün sizlerle 4 tanesini paylaşacağız…

Atık Yağları Geri Dönüştürerek Su Kaynaklarımızı ve Suda Yaşayan Canlıları Koruruz

atık yağ su kirliliği ile ilgili görsel sonucu

Mutfaktan çıkan atık yağlar ve diğer evsel atıklar su kirliliğinin % 25’ini oluşturuyor.

Eğer bu yağlar düzgün bir şekilde bertaraf edilmezse, atık sularla birlikte kanalizasyonlara, göllere ve denizlere karışabiliyor. Bir litre bitkisel atık yağ ise bir milyon litre; yani 4 olimpik havuzu doldurabilecek kadar temiz suyu kirletebiliyor.

Atık yağlar, su yüzeyini bir film tabakası gibi kaplayarak su ile gökyüzü arasında oluşan oksijen alışverişini bir bariyer edasıyla engelliyor. Su kaynakları günden güne kirleniyor ve suda bulunan oksijen miktarı azalıyor. Başta balıklar olmak üzere tüm su canlıları bu durumdan zarar görüyor.

Atık Yağları Geri Dönüştürerek Toprağımızı ve Yeraltı Sularımızı Temiz Tutarız

Atık yağları bir kabın içine koysanız bile atık toplama merkezlerinde diğer çöplerle karışarak topraklarımıza sızabiliyor. Bitkisel atık yağlar toprak yüzeyini de su yüzeyini kapladığı gibi kaplayarak toprağın verimliliğini düşürüyor. Topraklarımızdan yer altına ve yer altı su kaynaklarımıza sızan atık yağlar, yaşam kaynağımız olan içme suyu kaynaklarımızı da kirletebiliyor.

Atık Yağları Geri Dönüştürerek Kötü Kokuları ve Olası Yangınları Önleriz

Atık yağlar, döküldükleri çevrede kötü kokulara yol açabildiği gibi etrafta bir ateş kaynağı olması durumunda kolaylıkla alev alabiliyor. Bu durum orman yangınlarına sebep olabiliyor.

Bitkisel Atık Yağlar Kanalizasyon Sistemlerine Zarar Veriyor

Amerika’da yapılan bir araştırma, lavaboya dökülen atık yağların kanalizasyon sistemlerinin %40 oranında tıkanmasına sebep olduğu belirtiliyor. Yapışkan yapısı nedeniyle drenaj sistemine sıvanıyor, kanalizasyon borularındaki diğer atıkların ona yapışıp kalmasını sağlıyor. Bu durum su arıtma tesislerine zarar veriyor, temizlik maliyetlerini artırıyor, taşmalara neden oluyor.

Geri Dönüştürülen Atık Yağlardan Biyoyakıt Üretiliyor, Sera Gazı Salınımı Azalıyor

Geri dönüşüm ve yeniden kazanım işlemi ile bitkisel atık yağlar biyoyakıta dönüşebiliyor. Yakıt olarak kullanılan biyodizel; petrol bazlı kaynaklara göre %45 oranında daha az sera gazı salımı yapıyor.

Bu yüzden, atık yağları şişe ya da kavanozlarda ağzı kapalı bir şekilde biriktirmemiz ve geri dönüştürmemiz oldukça önemli. Bitkisel atık yağları güvenli bir şekilde geri dönüşüm merkezlerine, belediyemize ulaştırmalıyız.

Kaynak: Yeşilist